Graphics & Design

37 pages
322 views

TÜRKİYE'DE ÜNİVERSİTE AÇMA POLİTİKASINA BİR ÖRNEK: DOĞU ÜNİVERSİTESİ FİKRİNDEN ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ'NE Yücel NAMAL

Please download to get full document.

View again

of 37
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Share
Description
TÜRKİYE'DE ÜNİVERSİTE AÇMA POLİTİKASINA BİR ÖRNEK: DOĞU ÜNİVERSİTESİ FİKRİNDEN ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ'NE Yücel NAMAL
Transcript
  Tarih Okulu Dergisi (TOD) Journal of History School (JOHS)  Eylül 2016 September 2016 Yıl 9, Sayı XXVII, ss.  481-517. Year 9, Issue XXVII, pp. 481-517. DOI No: http://dx.doi.org/10.14225/Joh964 TÜRKİYE’DE ÜNİVERSİTE AÇMA POLİTİKASINA BİR ÖRNEK: DOĞU ÜNİVERSİTESİ FİKRİNDEN ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ’NE   Yücel NAMAL   Hasan KARAKUZU   Özet   Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla Atatürk Anadolu’da batı, orta ve doğu olmak üzere üç kültür merkezi oluşturmak için çalışmalara başlamıştır. Bu amaçla ilk olarak batıda 1933 yılında modern tarzda bir yükseköğretim kurumu olarak İstanbul Üniversitesi kurulmuştur. İkinci olarak orta Anadolu bölgesinin kültür merkezi olması için Ankara Üniversitesi’nin kurulması yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Üçüncü olarak ise Doğu Anadolu’da kurulması hedeflenen Doğu Üniversitesi için ön incelemelere başlanmıştır. Ancak II. Dünya Savaşı’nın çıkması nedeniyle bu düşünce ertelenmiştir. Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle Doğu Üniversitesi fikri yeniden gündeme alınarak doğu bölgesinin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkısı olacağı düşünüldüğünden ABD’nin   desteğiyle doğuda bir üniversitenin kurulması için girişimlere başlanmıştır. Atatürk’ün Van’da kurulmasını işaret ettiği Doğu Üniversitesi fikri zamanla Van’dan uzaklaşarak Erzurum ve çevresi üzerinde yoğunlaşmıştır. Demokrat Parti Hükümeti Doğu Üniversitesi fikrinin öncüsü olması dolayısıyla üniversitenin adının Atatürk Üniversitesi olmasına ve Erzurum’da kurulmasına karar vermiştir. Bu çalışmada Türkiye’nin Cumhuriyetle beraber hedeflediği üniversiteleşme  politikası kapsamında Atatürk’ün Van’da kurdurmak istediği Doğu Üniversitesi fikrinden Demokrat Parti’nin Erzurum’da kurduğu Atatürk Üniversitesi’nin kuruluş safhasında geçirdiği evreler (üniversitenin yerinin, adının belirlenmesi, inşa çalışmaları), daha sonrasında üniversitenin açılması ile birlikte ilk mezunlarını vermesi süreci ele alınmıştır. Ayrıca üniversitenin kent başta olmak üzere Doğu    Yrd. Doç. Dr., Bülent Ecevit Üniversitesi Tarih Bölümü.      Okutman, Bülent Ecevit Üniversitesi   Zonguldak Meslek Yüksek Okulu.    Yücel Namal - Hasan Karakuzu [482] Anadolu Bölgesi ve Türkiye’nin diğer bölgelerine olan ekonomik, sosyal, kültürel ve akademik anlamda katkıları değerlendirilmiştir.   Anahtar Kelimeler: Türkiye Cumhuriyeti, Doğu Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Van, Erzurum.   An Example for Policy of Establishing a University in Turkey: From Idea of Eastern University to Atatürk University   Abstract Upon establishing the Republic of Turkey, Atatürk started to works in order to establish three cultural centers in Anatolia: west, center and east. For this purpose, first, Istanbul University was established in west as a modern style higher education institution in 1933. Second, the activities were carried out in order to establish Ankara University in order that it would become the cultural center of Central Anatolia region. Third, the preliminary examinations were made related to Eastern University that it was planned to be established in Eastern Anatolia. However, since the World War II was commenced, this idea was adjourned. Upon the Democrat Party came into the power, the idea of Eastern University was taken into the agenda again, and since it was considered that it would contribute to the economic, social and cultural development of eastern region, the activities were started with the support from USA in order to establish a university in east. The idea of Eastern University, which Atatürk  pointed out that it would be established in Van, had been dropped by the course of time and it was concentrated on Erzurum and region. Democrat Party Government decided to name the university, Atatürk, since he was the pioneer of idea of eastern university, and to be established in Erzurum. In this paper, it is discussed the process from idea of establishing the Eastern University within the scope of universitalization policy which Turkey targeted with Republic and Atatürk would like to establish in Van to the stages of establishing Atatürk University by Democrat Party in Erzuru m (determining the location and name of university, construction works) and then, to producing the first graduates upon opening the university. Furthermore, university’s economic, social, cultural and academic contributions to the Eastern Anatolian Region and other regions of Turkey, notably the city, are evaluated. Keywords:  Republic of Turkey, Eastern University, Atatürk University, Van,  Erzurum. Giriş   Osmanlı Devleti’nde yükseköğretimin kökleri II. Mehmet’in İstanbul’da kurduğu Fatih Medresesine kadar uzanır. II. Mehmet medreselerin  Türkiye’de Üniversite Açma Politikasına Bir Örnek    [483] yönetim, müfredat ve akademik yapısının belirlenmesine ilişkin işlemleri usul ve esaslara bağlayan Fatih Kanunnamesi olara k bilinen ilk yasa ve kurallar  bütününü yürürlüğe koymuştur. Daha sonra I. Süleyman kanunda bazı ek ve değişiklikler yapmıştır. Bu iki padişah fermanı bir anlamda Türk tarihindeki ilk yükseköğretim mevzuatını oluşturmuştur. Osmanlı döneminde geleneksel med rese eğitiminden ilk kopuş 18.yy’dan itibaren başlamıştır. İlk olarak İstanbul’da 1773 yılında Mühendishane - i Bahriye Hümayun, daha sonra 19.yy’da 1827’de Tıbbiye ve 1834’te Harbiye’nin kurulmasıyla bu süreç devam etmiştir. Ancak Avrupa tarzı bir üniversite kurma kararı ve Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme isteği ilk olarak Tanzimat Fermanı’nın ilan edilmesinden sonra başlamıştır. Tanzimat’ın ilanından 7 yıl sonra ilk üniversite olan Darülfünun 1846 yılında bir layiha ile kurulmuştur. Ancak bu Üniversite 1860’lı yılların sonuna kadar birkaç defa açılıp kapatılmıştır. 1900 yılında yeniden açılan Darülfünun - ı Şahane müfettişlerin kontrolü altında edebiyat, dünya tarihi, felsefe ve siyaset konularının dışarıda bırakıldığı yüzeysel programlarla yürütülmüştür  . 1   1908 yılında II. Meşrutiyetin ilanıyla adı Darülfünun - ı Osmanî olarak değişen üniversitenin ders programları yeniden düzenlenerek genişletilmiştir. 2   Osmanlı Hükümeti de 1919 Ekim’inde hazırladığı Nizamnamenin ikinci maddesiyle Darülfünuna “ilmi muhtariyet”   yani bilimsel özerklik vermiştir. 1921 yılında Darülfünun 493 sayılı yasa ile tüzel kişilik ve özerklik kazanmıştır. 3   Osmanlı Devleti sonrasında yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yeni bir eğitim sistemini belirlemesi ve köhneleşmiş, çağın g erisinde kalan kurumların artık toplumun ihtiyaçlarına cevap vermemesi yüzünden Darülfünunda reform yapılması düşünülmüştür. Darülfünunun yapısı ve işleyişi ile ilgili geçmişten gelen sıkıntılar dolayısıyla sadece eğitim şekliyle değil müfredatının ve kadrolarının değişimi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu amaçla 1931 yılında Cenevre Üniversitesi’nden Albert Malche Türkiye’ye davet edilmiştir. Malche Darülfünunda yaptığı incelemeler sonunda bir rapor hazırlayarak Milli Eğitim Bakanlığına sunmuştur. Raporda, 1  Osman Ergin, Türk Maarif Tarihi , Cilt. 3- 4, İstanbul 1977, s. 854; Kemal Gürüz,  Darülfünundan Üniversiteye , İstanbul Kitabevi, 1995, s. 293 -296. 2   Mete Tunçay - Haldun Özen, 1933 Tasfiyesinden Önce Darülfünun , Yapıt Yayınları, 1984, s. 8-10. 3  Taner Timur, Toplumsal Değişme ve Üniversiteler  , Ankara 2000, s. 154; Tahir Hatiboğlu, Türkiye Üniversite Tarihi , Selvi Yayınları, Ankara 2000, s. 240; İlber Ortaylı, Gelenekten Geleceğe , Ufuk Yayınları, İstanbul 2001, s. 73 -76.  Yücel Namal - Hasan Karakuzu [484] Darülfünunu denetleyecek bir makamın bulunmamasının bu kurumu toplumdan tamamen kopardığının üzerinde önemle durmuştur. 4  Raporun ardından İstanbul Darülfünunu ve ona bağlı kurumlar 31 Temmuz 1933 tarihinde çıkartılan “  İstanbul Darülfünunun İlgasına ve Maarif Vekâletince Yeni Bir Üniversite Kurulmasına Dair Kanun ” ile kaldırılmıştır. Ayrıca İstanbul’da İstanbul Üniversitesi adıyla yeni bir üniversitenin 1 Ağustos 1933 tarihinden itibaren kurulmasına karar verilmiştir. 5   Yeni bir yapılanmaya giden üniversite özellikle Almanya’daki Hitler baskısından kaçan bilim adamları sayesinde çok önemli bir konuma ulaşmıştır. 6   Mustafa Kemal Atatürk, Türk gençliğinin iyi bir eğitim alması için üniversiteleşmenin farkında olduğundan ilk atılımı İstanbul Üniversitesi ile gerçekleştirmiştir. Artık yurdun diğer kentlerinde de üniversiteler kurulması için onun desteğiyle projeler üretilmeye başlanmıştır. Atatürk bu projelerle ilgili görüşlerini 1 Kasım 1937 tarihli TBMM’nin 5.seçim devresinin üçüncü toplanma yılını açış konuşmasında şu şekilde belirtmiştir: “  Memnuniyetle  görmekteyiz ki Cumhuriyet rejimi, yurdumuzda huzur ve sükûnun en iyi  yerleşmesini temin etmiş bulunuyor. Vatandaşlar ve bu yurtta oturanlar, Cumhuriyet kanunlarının eşit şartları altında kendileri için hazırlanan hürriyet, refah ve saadet imkânlarından azami istifade etmektedirler.  Milletimizin layık olduğu yüksek medeniyet ve refah seviyesine varmasını alıkoyabilecek hiçbir engel düşünmeğe yer bırakılmadığını ve bırakılmayacağını huzurunuzda söylemekle bahtiyarım .   … Arkadaşlar,    Büyük davamız, en medeni ve en müreffeh millet olarak varlığımızı yükseltmektir.    Bu,  yalnız kurumlarında değil, düşüncelerinde temelli bir inkılâp yapmış olan büyük Türk milletinin dinamik idealidir. Bu ideali en kısa bir zamanda başarmak için, fikir ve hareketi, beraber yürütmek mecburiyetindeyiz. Bu teşebbüste başarı, ancak, türeli bir planla en rasyonel tarzda çalışmakla mümkün olabilir. Bu sebeple, okuyup yazma bilmeyen tek vatandaş bırakmamak; memleketin büyük kalkınma savaşının ve yeni çatısının istediği teknik elemanları yetiştirmek; memleket davalarının ideolojisini anlayacak, anlatacak, nesilden nesile yaşatacak fert ve kurumları yaratmak; işte bu 4   Gürüz,  Darülfünundan Üniversiteye , s. 298; Ali Arslan,  Darülfünundan Üniversiteye , Kitabevi Yayınları, İstanbul 1995, s. 158.   5    Resmi Gazete , 6 Haziran 1933, s. 2635. 6   Yücel Namal, “Türkiye’de 1933 - 1950 Yılları Arasında Yükseköğretime Yabancı Bilim Adamlarının Katkıları”, Yükseköğretim ve Bilim Dergisi , Cilt: 2, Sayı: 1, 2012, s. 14 -19.  Türkiye’de Üniversite Açma Politikasına Bir Örnek    [485] önemli umdeleri en kısa zamanda temin etmek, Kültür Vekâletinin üzerine aldığı büyük ve ağır mecburiyetlerdir.    İşaret ettiğim umdeleri, Türk  gençliğinin dimağında ve Türk milletinin şuurunda daima canlı bir halde tutmak, üniversitelerimize ve yüksekokullarımıza düşen başlıca vazifedir.    Bunun için, memleketi şimdilik üç büyük kültür bölgesi halinde mütaala ederek; garp bölgesi için İstanbul Üniversitesinde başlanmış olan ıslahat  programını daha radikal bir tarzda tatbik ederek Cumhuriyete cidden modern bir üniversite kazandırmak; merkez bölgesi için, Ankara Üniversitesini az  zamanda kurmak lazımdır ve doğu bölgesi için Van Gölü sahillerinin en güzel bir yerinde, her şubeden ilkokullarla ve nihayet üniversitesiyle modern bir kültür şehri yaratmak yolunda, şimdiden fiiliyata geçilmelidir.    Bu hayırlı teşebbüsün, doğu vilayetlerimizin gençliğine bahşedeceği feyiz, Cumhuriyet  Hükûmeti için ne mutlu bir eser olacaktır. Tavsiye ettiğim bu yeni teşebbüslerin, eğitmen ve öğretmen ihtiyacını ziyadeleştireceği şüphesizdir.  Fakat bu cihet hiçbir vakit işe başlama cesaretini kırmamalıdır. Vekâletin  geçen yıl içinde bu yönden yaptığı tecrübeler, çok ümit verici mahiyettedir”. 7    Görüldüğü üzere Atatürk Cumhuriyet’in topluma kazandırdıklarından memnun olduğunu belirtmekle beraber bununla yetinilmeyerek daha çağdaş ve modern eğitim kurumlarının bir an önce kurulması gerektiği fikrindedir. Böylece geri kalmış bölgelerin kalkınması sağlanmış olacak, aynı zamanda da  bölge halkının kültürel olarak gelişmesine yardımcı olunacaktı. Bunun için en iyi yol, üniversiteler inşa ederek öğrencilerin kente gelmeleri sağlanacak v e  böylece modern bir üniversite şehri meydana getirilecekti. Mustafa Kemal Atatürk’e göre bu üniversitenin kurulması için en uygun yer Van Gölü ve çevresi idi. Atatürk’ün Van sahillerini seçmesinde coğrafi bakımdan elverişli olması, iklimin civardaki illere göre daha yumuşak olması, toprağının verimli olması, gemi işlemesine de uygun küçük bir deniz niteliğinde göl bulunması yer almaktaydı. Atatürk ilk olarak hepsi yatılı olmak üzere birkaç ilk ve ortaokul, lise, öğretmen, ziraat, sanat okulları ile bütün fakülteleriyle bir üniversite kurmayı düşünüyordu. Bu kurulacak okullar üniversite için hem uygulama hem de inceleme yerleri olacaktı. Bu okulların devamında Doğu  bölgesinde ihtiyaca göre ziraat ve sanat enstitüleri, güzel sanatlar akademileri ve diğer yüksekokullar açılacaktı. Üniversite’de görev yapacak akademisyen ve memurların konaklayacakları evlerin yanı sıra güzel vakit geçirebilecekleri 7    Resmi Gazete , 2 Teşrinisani 1937, s. 8913.  
Related Documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x