Research

21 pages
124 views

TÜRKİYE'DE GÜNÜMÜZ İŞLETMELERİNDE ORTAKLIK KÜLTÜRÜNÜN TESİSİNDE AHİLİK TEMEL İLKELERİNİN YERİ VE ÖNEMİ (THE ROLE AND IMPORTANCE OF THE BASIC PRINCIPLES OF AKHISM ESTABLISHING THE CULTURE OF PARTNERSHIP IN TODAY'S BUSINESS I

Please download to get full document.

View again

of 21
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Share
Description
One of the main requirements to take part in business life with highly competitive products in a national and international environment, to maintain its presence in the market and to be successful in today's world is to establish long-term
Transcript
  1 TÜRKİYE’DE GÜNÜMÜZ İŞLETMELERİNDE ORTAKLIK KÜLTÜRÜNÜN TESİSİNDE AHİLİK TEMEL İLKELERİNİN YERİ VE ÖNEMİ  (THE ROLE AND IMPORTANCE OF THE BASIC PRINCIPLES OF AKHISM ESTABLISHING THE CULTURE OF PARTNERSHIP IN TODAY'S BUSINESS IN TURKEY) Doç. Dr. Osman Nuri ARAS Fatih Üniversitesi   İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi   Uluslararası Ticaret Bölümü  onaras@fatih.edu.tr  Abstract One of the main requirements to take part in business life with highly competitive products in a national and international environment, to maintain its presence in the market and to be successful in today's world is to establish long-term partnerships to bring together the elements of the economic according to the same destination. In other words, one of the basic conditions to achieving the above objectives is a common business to do. Be able to work together is a consciousness and a culture in business in itself. That is, to be able to make a  joint business is based on the culture and consciousness of partnership. In particular, one of the essential conditions to achievement of Turkey's 2023 economic targets set by the government is required that business life should be dominated by a common understanding of doing business and a common culture of doing business. The number of enterprises circuiting to second generation in Turkey is fifty percent. More interesting is that the third generation circuit is only two percent. These rates are taken into account, it is understood that there are significant gaps about the necessary consciousness and culture regarding to establish long-term and strong partnership in business life. Consideration of the basic principles of Akhism, which is a non-governmental organization, would be appropriate to develop the culture and consciousness of partnership and to ripen the basic principles of this culture in business life in Turkey. Consideration of the basic principles of Akhism to develop the culture and consciousness of partnership would be meaningful with regard to benefit from the experience a significant organization which has obtained the socio-economic success in a commercial environment in the past, and to gain this experience for today's business life.  2 To the development of the basic principles of the culture of partnership primarily need to be addressed again the cultural values of the related society. Although the trade gained an international nature, among the partners of businesses, which will exist and will continue the existence in the international trade environment, could not be considered a partnership with their own that cultural values are ignored. In this approach, today's culture of partnership in Turkey should be included the basic principles of Akhism.  Keywords:  the culture of partnership, Akhism, businesses in Turkey  JEL Codes : M10, M13, M14, M19. GİRİŞ   Günümüz dünyasında ulusal ve uluslararası ortamda rekabet gücü yüksek ürünlerle iş h ayatında yer almanın, varlığını   devam ettirmenin ve başarılı olmanın temel şartlarından biri de aynı hedef doğrultusunda iktisadi unsurları bir araya getirecek uzun soluklu ortaklıklar kurmak, yani ortak iş yapabilmektir. Ortak iş yapabilme   ise iş hayatında başlı başına bir şuur ve kültürdür. Yani ortak iş yapabilme ortaklık şuuruna ve ortaklık kültürüne dayanmaktadır. Özellikle hükümetin belirlediği 2023 ekonomik hedeflerine Türkiye’nin ulaşmasında olmazsa olmaz şartlardan biri , ortak iş yapma anlayış ve kültürünün iş hayatına hâkim  olm asıdır  . Ülkemizde işletmelerden ikinci nesle devreden sayının yüzde on , üçüncü nesle devreden sayının ise yüzde  iki olduğu dikkate alındığında, iş hayatında uzun soluklu ve güçlü ortaklık kurma ya ilişkin gerekli şuur ve kültür hususunda önemli düzeyde eksikliklerin olduğu anlaşılmaktadır. Ülkemizde iş hayatında ortaklık şuur ve kültürünün gelişiminde ve bu kültürün temel ilkelerinin olgunlaştırılmasında, bir sivil toplum kuruluşu olan Ahi liğin  temel ilkelerinden yararlanılması isabetli olacaktır. Ahilik temel ilkelerinden ortaklık kültürünün gelişiminde faydalanılması, geçmiş ticari ortamda sosyo - ekonomik başarı adına önemli bir oluşumun tecrübesinden faydalanma ve söz konusu tecrübeyi günümüz iş hayatına kazandırma bakımından anlamlı olacaktır. İş hayatında ortaklık kültürünün temel ilkelerinin geliştirilmesinde öncelikle söz konusu toplumun kültürel değerlerinin yeniden dikkate alınması gerekir. Ticaretin uluslararası bir  boyut kazandığı   realitesi dikkate alındığında da, uluslararası ticaret ortamında var olacak ve varlığını devam ettirecek olan işletmelerin ortakları arasında kendi kültürel değerlerinin göz ardı edildiği bir ortaklık düşünülemez. Bu anlayış ise A hilik temel ilkelerinin günümüzde ortaklık kültürüne taşınmasını gerekli kılmaktadır  .  3 Aşağıda Türkiye’nin temel ekonomik hedefleri, hedeflere ulaşmada ortaklık kültürünün önemi ele alınacaktır. Daha sonraki bölümde Ahilik temel ilkelerinin, ortaklık kültürünün taşıması gereken temel değerler     bakımından önemi değerlendirilecektir. TÜRKİYE EKONOMİSİNİN TEMEL HEDEFLERİ   Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. y ılını kutlayacağında gerçekleştirmek üzere çeşitli devlet kurumları  temel 100 hedef belirlemişlerdir. Bu hedefler    arasında yer alan ve Türkiye Cumhuriyeti yönetiminin 2023’e ilişkin ekonomik vizyon veya hedeflerin den öne çıkan temel  başlıkları şöyle sıralanabilir:   - Yıllık Milli Geliri 2 trilyon dolar, - Kişi Başına Milli Geliri 25 bin dolar ve - İhracat hacmi 500 milyar dolar , dış ticaret hac mi 1 trilyon dolar olan bir ekonomik  büyüklüğe ulaşmak.   - Ulaşılan ekonomik büyüklük ile dünyanın ilk 10 büyük ekonomi sinden biri olmak. - Milli Gelir büyüme oranını sürdürülebilir kılacak şekilde o rtalama %7 düzeyinde tutmak. - İhracatta ileri ve yü ksek teknolo  jili ürünlerin payını %20lere çıkarmak.   - Orta ve yüksek teknolojili ürünlerde Avrasya’nın üssü olmak.   - Gelir Dağılımını daha adil hale getirmek.   - Cari açığı kapatarak, cari fazla verebilecek duruma gelmek.   - İşsizlik oranını   düşük düzeylere indirmek.   Yukarıda sıralana n temel hedeflerden 500 milyar dolarlık ihracat hedefi , dünya ihracat payını 11 yılda Türkiye’nin yaklaşık ikiye katlaması anlamına geliyor. Söz konusu 500 milyar dolarlık ihracat hedefi için   Türkiye’nin   dünya ticaretinde 2013’te %1, 2018’de %1,25 ve 2023’te %1,5 pay alması gerekmektedir. Bu hedef a ynı zamanda, ihracat hacmi bakımından dünyada 31. sırada yer alan Türkiye’nin ihracat hacmi en yüksek ilk 20 ülke arasına girmesi anlamına gelmektedir  . Türkiye Cumhuriyeti’nin 2023 ekonomik hedeflerine ulaşabilmesi, ekonominin son 10 yıldaki  performansı dikkate alındığında elbette mümkün gözükmektedir. 2001 yılında yaklaşık 3 bin dolar civarında kişi başına milli gelire sahip  olan , siyasi ve ekonomik sorunlarla mücadele eden Türkiye , geçen son 10 yılda kişi başına milli gelirini dört kat artırarak 10 bin dolara çıkarmış   ve gelecek on yıl sonrasına ilişkin hedefler belirleyecek bir konuma kavuşmuştur. Uzun vadeli perspektifler için düşünebilmek de başlı başına bir ekonominin gücü ve istikrarı  4 anlamına gelmektedir. Yine Türkiye’nin demografik yapısı ve girişimcilik potansiyeli dikkate alındığında 2023 hedeflerine ulaşmanın mümkün olduğu söylenebilir. Ancak son 10 yıldaki performans ın   ve ekonomik istikrarın ötesinde, 2023 hedeflerin e ulaşabilmek için atılması gereken çok önemli adımlara ihtiyaç vardır. Zira Türkiye’nin dünya ekonomisindeki ağırlığı yüz yıllardır %1,5’in üzerine çıkmamıştır. 2023 hedefleri için ülkenin dünya ekonomisindeki ağırlığının %2’ye çıkması gerekmektedir. Dolayısıyla ekonomik hedeflere ulaşılması için ulaşım ve lojistik altyapısının güçlendirilmesi, AR  - GE ve inovasyon kapasitesinin artırılması, ucuz ve kaliteli girdi ihtiyacının karşılanması, finansman imkânlarının   artması, nitelikli işgücü yetiştirilmesine ilişkin eğitime önem verilmesi, katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi, enerjide ve ara mallarda dışa bağımlılığın azaltılması, iç tasarrufların artırılması, kayıt dışının azaltılması, mikro ekonomik konularda daha fazla yoğunlaşılması ve   kurumsallaşmanın artırılması gib i konularda atılması gereken adımlar, yapılması gereken faaliyetler vardır. Türkiye ekonomisinin 2023 hedeflerine ulaşması, üretim yapısının ihracata yönelik yapılanmasını gerekli kılmaktadır. Zira ülkede son 10 yıldaki büyümenin %75’i iç talepten, %25’i yatırımlardan gelmiştir. Dolayısıyla ihracatın büyümeye katkısı az olmuştur. Dolayısıyla ihracatı artırıcı politikalara ağırlık verilmesi gerekmektedir. Elbette toplumsal hayata bütüncül bir yaklaşımla bakıldığında, ekonomik hedeflere ulaşmak için ülkede siyasi ve sosyal anlamda da atılması gereken adımlara ihtiyaç vardır. Öte yandan Türkiye’nin 2023 ekonomik hedefleri doğrultusunda şirketlerin de yapması gerekenler vardır. Şirketlerin de uzun döneme yönelik stratejiler belirlemeleri ve yapılanmaları gerekmektedir. Ülkemizdeki şirketlerin önemli bir kısmının ise istihdamın %85’ini sağlayan KOBİ’ler olduğunu göz ardı etmemek gerekir. KOBİ’lerin bir yandan halka açılması bir yandan da birleşmesi gerekmektedir.   EKONOMİK HEDEFLERE ULAŞMADA ORTAKLIK KÜLTÜRÜNÜN   ÖNEMİ   Teknolojilerin sürekli yenilendiği, ürün ömürlerin kısalıp çeşitlerinin art t ığı, pazar şartlarının farklılaştığı, ürüne, pazara, rakiplere ve müşterilere ilişkin araştırmaların süreklilik kazandığı, kısaca üretim ve ticarette hızlı değişimin ve yoğun rekabetin yaşandığı günümüzün küreselleşen   dünyasında, Türkiye’nin 2023 ekonomik hedeflerine ulaşması, yani ihracat ağırlıklı yüksek teknolojili ve kaliteli ürünlerin üretilmesi, “küçük olsun benim olsun” anlayışının terk edildiği ve KOBİ yapısını aşkın bir güç birliğini, iş birliğini  gerektirmektedir. Maliyetlerin düşürülerek finans yükünü n hafifletilmesi, ölçek ekonomilerinin gerçekleştirilmesi, tecrübeli ve nitelikli bir işgücü havuzu nun oluşturabilmesi ve h em kaliteli  5 üretimin yapılması hem de yoğun rekabetin yaşandığı dünya piyasalarında üretilen ürünlerin satışının gerçekleştirilmesi için iş dünyasında yapılması gereken iş birliği  ve yeni kurumsal yapı ortaklık kültürünü gerekli kılmaktadır.   “Kardeşinle bile ortaklık yapmayacaksın!”, “Ortağın mı var   derdin var! ”   veya “Ortak at yokuşu çıkmaz!” gibi ortaklıkla ilgili olumsuz manada deyimlerin hiçbir geçerliliğinin olmadığı çağdaş ekonomik ortamda , ortaklık kültürü işletmelerin olmazsa olmaz özelliklerinden biridir. Ortaklık kültürü iş dünyasında başarının sırrı olan sinerjiyi netice verecektir. Evrensel bir kavram olan sinerji, kültürel değerlerimiz arasında yer alan “birlikten dirlik doğar”, “bir elin nesi var, iki elin sesi var” gibi atasözleriyle   de ifade edebileceğimiz bir verimlilik formülüdür. Ay nı amaç etrafında bütünleşmiş unsurların birbirlerine destek olarak ve güçlerini daha da artırarak, hedefe doğru yönelmelerini ifade eden s inerjiyi netice vermenin en etkin yolu ise organizasyondur. Organizasyon işletmecilik veya diğer tüm kurgulamaların başarılı bir şekilde yerine getirilebilmesi için kullanılabilecek en önemli araçtır.   Bir organizasyonun gerek şartı güçlerin birleştirilmesidir. Çünkü güçler birleştirilmeden bir organizasyondan söz etmemiz imkânsızdır  . Organizasyonlar ın   yeter şartı   ise birleştirilen güçlerin amaç doğrultusunda verimli ve etkin bir şekilde sevk ve idare edilmesi dir. Bu iki şartı sağlayan bir organizasyonun başarısızlık ihtimali ortadan kalkacaktır.   (Genç, 2007) Söz ko nusu iki şartın sağlanması ise ortaklık kültürünü gerekli kılmaktadır.   İşletmecilikte ‘şirket evlilikleri’ diye de ifade edilen ve nitekim her geçen gün artma eğiliminde olan bu birliktelikler ortaklık anlayışının, ortaklık kültürünün bir sonucudur. Türkiye’deki birden fazla ortaklı işletmelerin büyük bir kısmının aile şirketi olduğu görülmektedir. Bir işletmenin aile şirketi olmasının temelde finansman, yönetim ve kurum kültürü bakımından üç avantajı vardır: Birincisi finansman avantajıdır. Aile şirketler  i çoğunlukla fon temininde ailenin menkul,   gayrimenkul ve nakdinden daha çok yararlanırlar. Özkaynakların, sermayenin önemli bir kısmını oluşturması, dışarıda şirketi güçlü konuma getirir. Ayrıca şirket finansman açısından zor bir döneme girdiğinde ortaklar gelirlerini diğer şirketlerdeki ortaklardan daha kolay feda edebilirler. İkinci avantaj ise yönetim hususundadır. Sermayenin önemli bir kısmına aile fertlerinin sahip olmasının getirdiği avantajla, teknik ve idari konularda yeni yöntemler uygulama ya ve y eni yatırım alanlarına yönelmeye ilişkin kararları daha kısa zamanda alabilmektedirler. Hedefler doğrultusunda kararlar daha gerçekçi  bir şekilde verilecektir. Şirketin birbirlerini tanıyan bireylerden oluşmasından ötürü ekip sinerjisinden maksimum ölçüde yararlanılabilecektir. Üçüncü temel avantaj ise işletmede güçlü bir kurum kültürünün daha kolay oluşturulmasına ilişkindir. Geçmişten gelen
Related Documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x