Industry

12 pages
253 views

Endüstriyel Yoğunlaşma ve Uzmanlaşmanın Bölgesel Ekonomik Büyüme Üzerine Etkisi: Türkiye İmalat Sanayi Üzerine Bir İnceleme (Effects of Industrial Concentration and Specialization on Regional Economic Growth: A Case Study on Turkish

of 12
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Share
Description
Öz Ekonomik büyüme bağlamında başarılı bölge örnekleri incelendiğinde, belirli sanayi dallarının bu bölgelerde yoğunlaştığı ya da kümelendiği görülmektedir. Bu doğrultuda, literatürde endüstriyel yoğunlaşma ile bölgesel ekonomik büyüme arasındaki
Transcript
     II. Uluslararası Sosyal Bilimler Sempozyumu 18 -19- 20 Mayıs 2017  Alanya 2627 ENDÜSTRİYEL YOĞUNLAŞMA VE UZMANLAŞMANIN BÖLGESEL EKONOMİK BÜYÜME ÜZERİNE ETKİSİ: TÜRKİYE İMALAT SANAYİ ÜZERİNE BİR İNCELEME   Arş. Gör. Mustafa GÖMLEKSİZ   Necmettin Erbakan Üniversitesi, SBBF, İktisat Bölümü   Doç. Dr. Birol MERCAN   Necmettin Erbakan Üniversitesi, SBBF, İktisat Bölümü   Öz   Ekonomik büyüme bağlamında başarılı bölge örnekleri incelendiğinde, belirli sanayi dallarının  bu bölgelerde yoğunlaştığı ya da kümelendiği görülmektedir. Bu doğrultuda, literatürde endüstriyel yoğunlaşma ile bölgesel ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin incelendiği çok sayıda çalışma söz konusudur. Bu çalışmaların önemli bir kısmında ise, endüstriyel yoğunlaşma sonucu ortaya çıkan dışsallıklar ve uzmanlaşmanın bölgesel ekonomik büyümeye yaptıkları katkıların altı çizilmektedir.   Bu çalışmada, endüstriyel yoğunlaşma ve uzmanlaşmanın bölgesel ekonomik büyüme üzerindeki etkilerinin Türkiye imalat sanayi özelinde incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla, literatürde ortaya   çıkmış çeşitli yaklaşımlar ekseninde elde edilen yoğunlaşma ve uzmanlaşma değişkenlerinin 26 Düzey 2 bölgeye ait kişi başına gelir üzerindeki etkileri 2006 - 2014 yılları arası dönem kapsamında ekonometrik olarak analiz edilmiştir. Analiz sonucu elde edilen    bulgular, endüstriyel yoğunlaşmaya ilişkin dışsallıklar ve uzmanlaşmanın bölgesel ekonomik  büyümede önemli belirleyiciler olduklarına işaret etmektedir. Ayrıca endüstriyel ölçekte ulaşılan sonuçların, bölgesel ekonomik büyüme bağlamında MAR ve Porter dışsallıklarını desteklediğinden bahsedilebilir.   Anahtar Kelimeler: Endüstriyel yoğunlaşma, uzmanlaşma, yığılma ekonomileri, bölgesel ekonomik büyüme   EFFECTS OF INDUSTRIAL CONCENTRATION AND SPECIALIZATION ON REGIONAL ECONOMIC GROWTH: A CASE STUDY ON TURKISH MANUFACTURING INDUSTRY Abstract When economically successful regions are examined, it is seen that certain industrial branches are concentrated or clustered in these regions. In this respect, there are a number of studies in the literature that investigate the relationship between industrial concentration and regional economic growth. As a result of industrial concentration, contributions of externalities and specialization to regional economic growth are highlighted in a significant part of these studies.     II. Uluslararası Sosyal Bilimler Sempozyumu 18 -19- 20 Mayıs 2017  Alanya 2628 This study aims to examine the effects of industrial concentration and specialization on regional economic growth in the Turkish manufacturing industry. For this purpose, the effects of the concentration and specialization variables on the per capita income of 26 NUTS II regions are analyzed within the period between 2006-2014. Findings indicate that the externalities and specialization through industrial concentration are important determinants of regional economic growth. Thus, it can be argued that the results also support MAR and Porter externalities in the context of regional economic growth. Keywords:  Industrial concentration, specialization, agglomeration economies, regional economic growth 1.Giriş   Büyüme süreçleri kapsamında iktisadi faaliyetlerin mekânsal yoğunlaşması konusu önemli bir yere sahiptir. Bu doğrultuda ilk olarak Marshall (1890), coğrafi bir alanda birbirine yakın firmaların yığılması sonucu ortaya çıkan uzmanlaşmış işgücü, yerel tedarikçiler arası bağlantılar ve bilgi taşmalarının beraberinde getirdiği bazı ekonomik getirilerden bahsetmiştir. Marshall’ın literatüre yerelleşme ekonomileri çerçevesinde yaptığı katkıyı takiben, kümelenme teorisi (Porter, 1990) ve yeni ekonomik coğrafya yaklaşımı (Krugman, 1991a) firmaların ve işgücü piyasala rının mekânsal bir birimde yoğunlaşmasından kaynaklanan pozitif dışsallıkların ekonomideki önemli rolüne dikkat çekmişlerdir. İktisadi faaliyetlerde mekânın önemine ortak şekilde vurgu yapan bu yaklaşımlar, bilgiye dayalı dışsallıklar ve yayılma etkilerin i teknolojik ilerleme ve ekonomik büyümenin merkezine koymaktadırlar (Beaudry ve Schiffauerova, 2009; Antonelli vd., 2011). Endüstriyel yoğunlaşma uzunca bir süredir yığılma ekonomilerinin varlığına dair önemli bir kanıt olarak görülmektedir. Yığılma ekono mileri genel olarak firmalar ve bireylerin belirli  bölgeler ve endüstriyel kümelenmeler içerisindeki etkileşimleri sonucu ortaya çıkmaktadırlar. Yığılma ekonomilerinin sağladıkları avantajların nihai olarak taşıma maliyetleriyle ilgili olduğu söylenebilir.   Mekânsal olarak ortaya çıkan bu avantajlar mal ve hizmetlerin yanı sıra, beşeri sermaye ve fikirlerin mekânsal transferini de kolaylaştırmaktadır. Günümüzde, ulaştırma ve iletişim maliyetlerindeki azalma ve bilginin transferinde yaşanan gelişmelere rağmen , endüstriyel yığılmanın günümüz ekonomilerinde süregelen hayati bir işlevinin olduğu görülmektedir (Glaeser, 2010: 1 - 5). Bu bağlamda, mekânsal yakınlıklar firmaların aynı sektördeki rakiplerine daha hızlı erişimini ve piyasayla ilgili bilginin müşterilere   ve tedarikçilere etkin şekilde ulaştırılmasını sağlamaktadır. Ayrıca, mekânsal bir birimde kümelenmiş firmaların daha büyük ve daha güvenilir bir uzman işçi havuzuna erişim olanağı bulunmaktadır (Dünya Bankası, 2009: 129).   Endüstriyel yoğunlaşmanın ortaya   çıkardığı dışsallıklar temel olarak yerelleşme ve kentleşme ekonomileri çerçevesinde değerlendirilebilir. Bu kapsamda yerelleşme ekonomileri aynı endüstri dalında yer alan ve aynı mekânda faaliyet gösteren bir grup firmanın meydana getirdiği yığılma etkileri ortaya çıkarmakta ve bu etkiler ölçek ekonomileri yoluyla endüstri düzeyinde çeşitli pozitif dışsallıklar yaratmaktadır. Çeşitli sektörlerden firmaların oluşturduğu yığılma ekonomilerini kapsayan kentleşme ekonomilerinin ortaya çıkardığı dışsallıklar ise endüstri düzeyindeki dışsal ekonomiler kanalıyla meydana gelmektedir (Otsuka ve Yamano, 2008: 2). Temel olarak söz konusu dışsallıkları konu alan Marshall -Arrow-Romer modelinde de, belirli  bir endüstrideki yoğunlaşma sonucu ortaya çıkan uzmanlaşmanın firmalar arasında bilginin yayılımını ve dolayısıyla söz konusu endüstrideki inovasyon faaliyetlerini ve büyümeyi     II. Uluslararası Sosyal Bilimler Sempozyumu 18 -19- 20 Mayıs 2017  Alanya 2629 hızlandırdığını savunmaktadır (Feldman ve Audretsch, 1999: 410 - 412). Ayrıca, aynı bölgede  bulunan firmalar arasındaki öğrenme faaliyetlerinin coğrafi olarak izole edilmiş firmalara kıyasla çok daha yoğun olduğundan hareketle, bölgesel olarak uzmanlaşmış endüstrilerin daha hızlı büyüdükleri de söylenebilir. Bu doğrultuda, endüstriyel yığılma bir yandan firmaların üretim maliyetlerini düşürürken diğer yandan faktör ve ürün piyasalarında daha fazla uzmanlaşma yaratarak endüstriye özgü tamamlayıcı varlıklar ve faaliyetler yoluyla büyümeye doğrudan katkı sağlamaktadır (Simonen vd., 2015: 232). Dolayısıyla, coğrafyanın ekonomik faaliyetler üzerindeki önemli rolüne vurgu yapan mevcut teori ve bulgular, aynı zamanda endüstriyel düzeyde yoğunlaşma ve uzmanlaşmanın bölgesel büyümeyi teşvik ettiğine de işaret etmektedir (Dupont, 2007). İktisadi faaliyetlerde mekânın önemine vurgu yapan farklı teori ve yaklaşımların, ortak şekilde, yoğunlaşma sonucu ortaya çıkan dışsallıkları bölgelerin gelişmesinde önemli bir belirleyici olarak ele aldığından bahsetmek mümkündür. Dolayısıyla, bölgesel gelişmede temel kalkış noktalarından birisi olarak değerlendirilebilecek bu   konunun Türkiye özelinde incelenmesi önem arz etmektedir. Bu çalışmada, endüstriyel yoğunlaşma ve uzmanlaşmanın bölgesel ekonomik büyüme üzerindeki etkilerinin Türkiye imalat sanayi özelinde incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla, ilgili literatürde ortaya çıkmış çeşitli yaklaşımlar çerçevesinde elde edilen yoğunlaşma ve uzmanlaşma değişkenlerinin bölgesel kişi başına Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla (GSYH) üzerindeki etkileri 26 Düzey 2 bölge ve 2006 - 2014 yılları arası dönem kapsamında ekonometrik olarak analiz edilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde literatürde coğrafi yoğunlaşma ve yığılma ekonomileri kapsamında ortaya çıkan teorik ve ampirik yaklaşımların bir özeti sunulmaktadır. Üçüncü bölümde çalışmanın analiz kısmına ilişkin veri seti ve yöntem açıklanırken, dördüncü bölümde analiz sonucu elde edilen bulgular özetlenmektedir. Son bölümde ise çalışmadan elde edilen sonuçların genel bir değerlendirmesine yer verilmektedir. 2.Teorik Çerçeve   Literatürde, yoğunlaşma ve yığılma etkileri sonucu ortaya çıkan dışsallıklar ve uzmanlaşmanın  bölgesel ve endüstriyel büyüme üzerindeki etkilerinin incelendiği çok sayıdaki çalışmadan (Glaeser vd., 1991, 1992; Henderson vd., 1995; Hanson, 2000; Dekle, 2002; Dupont, 2007; Beaudry ve Schiffauerova, 2009; Antonelli vd., 2011; Simonen vd., 2015) bahsetmek mümkündür. Yığılma ekonomilerinin ortaya çıkışında aynı coğrafyayı paylaşan firmalar arasında meydana gelen bilgi taşmaları (knowledge spillovers) önemli bir rol oynamaktadır (Henderson, 1988). Bu kapsamda, rekabetçi bir piyasada ortaya çıkabilecek ölçeğe göre sabit getirilere karşın, iktisadi faaliyetlerin yığılması sonucu ortaya çıkan dışsallıklar verimliliğe bağlı artan getiriler sonucu büyümeye katkı sağlayacaktır. Benzer şekilde, belirli bir endüstrideki firmaların coğrafi   olarak kümelenmesi de öğrenme ve fikirlerin değiş tokuş hızını artırmaktadır (Hanson, 2000: 4). Jacobs (1969) endüstriyel düzeyde çeşitliliğin dışsallıklar yoluyla firmaların inovasyona yönelik faaliyetlerini artırdığından bahsetmektedir. Bu tür dışsallıklar mekânsal olarak ortaya çıktığından, endüstrinin çeşitlenmiş olduğu bölgeler firmaların inovasyona yönelik faaliyetlerine önemli birer kaynak sağlamaktadırlar. Bu yaklaşıma göre endüstriyel yoğunlaşma ve uzmanlaşmış tedarikçi ağlarının, üretime yönelik bazı tamamlayıcı faaliyetler ve araştırma maliyetlerindeki azalış yoluyla firmalara yenilikçi avantajlar sağladığı söylenebilir (Acs, 2002). İktisadi faaliyetlerin coğrafi yoğunlaşması kapsamında Krugman (1991a), endüstriyel yığılmanın temel olarak firmaların üretim süreçlerine konu olan maliyetler (ulaştırma, sabit)     II. Uluslararası Sosyal Bilimler Sempozyumu 18 -19- 20 Mayıs 2017  Alanya 2630 ekseninde ortaya çıkan talep tabanlı etkileşimlerin bir sonucu olduğundan söz etmektedir. Bu doğrultuda yeni ekonomik coğrafya yaklaşımı (Krugman, 1991a, 1991b), coğrafyanın iktisadi faaliyetl er kapsamında sağladığı avantajların içsel olarak ortaya çıktığını ve buna bağlı olarak  bölgesel uzmanlaşmanın bu faaliyetlerdeki mekânsal yığılma sonucu meydana geldiğini öne sürmektedir. Bu bağlamda, faktör donatımları bakımından benzer başlangıç koşullarına sahip  bölgeler arasında yer değiştiren işgücü ve firmalar yığılmaya neden olmakta ve tekelci bir rekabet yapısının sonucu olarak bu yığılma, gerçekleştiği bölgedeki üretimi artırabilmektedir. Yığılma sürecinde ortaya çıkan birikimli etkiler ise artan işgücü talebine bağlı olarak ücretlerde  bir artışa ve işgücünün bu bölgedeki firmalara doğru yer değiştirmesine neden olmaktadır (Krugman, 1991a, 1991b). Bu durumda, bir şehir veya bölgeye ait belirli bir endüstrideki yoğunlaşmanın bir yandan istihdamda artışı, diğer yandan endüstriyel düzeyde uzmanlaşmayı  beraberinde getirdiği görülmektedir (Glaeser, 2010). Dolayısıyla bir bölge veya şehirdeki istihdamın uzmanlaşma derecesinin, endüstriyel yığılma etkilerinin araştırılmasında faydalı bir araç olduğu söyle nebilir (Otsuka ve Yamano, 2008). Glaeser vd. (1992), coğrafi yoğunlaşma sonucu ortaya çıkan dışsallıkları statik ve dinamik dışsallıklar olarak iki gruba ayırmaktadırlar. Bu kapsamsa statik dışsallıklar daha çok belirli bir endüstrideki uzmanlaşmanın nedenlerine açıklık getirirken, büyümenin kaynaklarına odaklanmamaktadır. Bilginin mekânsal yayılımı ve transferiyle ilgili olarak daha önce Marshall (1890), Arrow (1962) ve Romer (1986) tarafından gerçekleştirilen öncü çalışmaların bir sentezi niteliğindeki M arshall-Arrow- Romer (MAR) dışsallıkları ile Porter (1990) ve Jacobs (1969) dışsallıklarından meydana gelen dinamik dışsallıklar ise piyasa yapısı ve dışsallığın kaynağına  bakımından birbirinden ayrılmaktadır. MAR dışsallıkları tekelci rekabetin söz konusu olduğu  belirli bir endüstrideki firmalar arasında ortaya çıkan bilgi taşmalarıyla ilgilidir. Temel olarak endüstri içi dışsallıkları ele alan bu yaklaşım, belirli bir bölge veya şehirdeki endüstriyel yoğunlaşmanın firmalar arasındaki etkileşimler yoluyla bilgi taşmaları yarattığını savunmaktadır (Glaeser vd., 1992: 1127 - 1129). Verimlilik ve büyüme üzerinde pozitif etki yaratabilen endüstri içi etkileşimlerin ortaya çıkardığı bu dışsallıklar aynı zamanda uzmanlaşma veya yerelleşme dışsallıkları olarak da adlandırılmaktadır. Söz konusu bu uzmanlaşma örtük ya da kodlanmış bilginin yayılımının yanı sıra ticari ilişkiler ve üretimle alakalı süreçlerin gelişimini kolaylaştırmaktadır (Beaudry ve Schiffauerova, 2009).   Endüstri içi dışsallıklar kapsamında bir diğer    yaklaşım olan Porter dışsallıkları, rekabetçi bir  piyasa yapısı içinde uzmanlaşmış endüstrilerin coğrafi olarak yoğunlaşmasının büyümeyi teşvik ettiğini ileri sürmektedir. Bu kapsamda Porter dışsallıkları, MAR dışsallıklarından farklı olarak, rekabetçi piyasaların firmaların katma değeri yüksek yenilikçi faaliyetlere adaptasyonunu hızlandırdığına işaret etmektedir. Son olarak Jacobs dışsallıkları ise rekabetçi bir piyasada bilgi taşmalarının en önemli kaynağının endüstri dışı çevre olduğunu savunmaktadır.   Buna göre, uzmanlaşmadan ziyade coğrafi olarak birbirine yakın endüstrilerdeki çeşitlilik inovasyonu ve dolayısıyla büyümeyi desteklemektedir (Glaeser vd., 1992; Dekle, 2002).   Endüstriyel yığılma ve uzmanlaşma kapsamında ABD imalat sanayinde 1956 - 1987 yılları arası dönemi içerisine alan çalışmada Glaeser vd. (1992), yerel rekabet ve kentsel çeşitliliğin endüstriyel düzeyde istihdamı artırdığı sonucuna ulaşmışlardır. Çalışma sonucu elde edilen  bulgular önemli seviyedeki bilgi taşmalarının endüstri içinden ziyade endüstriler arasında gerçekleştiğini gösterirken, bu sonuç Jacobs dışsallıklarını destekler niteliktedir. Henderson vd. (1995) tarafından 1970 - 1987 dönemi için yine ABD imalat sanayi kapsamında gerçekleştirilen çalışmada ise endüstriye özgü istihdamdaki yoğunlaşma kapsamında MAR dışsallıkları ve yerel     II. Uluslararası Sosyal Bilimler Sempozyumu 18 -19- 20 Mayıs 2017  Alanya 2631 düzeyde toplam istihdamdaki çeşitlilikle bağlantılı olarak Jacobs dışsallıklarına dair önemli  bulgular elde etmişlerdir. Endüstriyel yoğunlaşmanın verimlilik ve büyüme üzerindeki etkilerinin Japonya kaps amında incelendiği bir başka çalışmada ise Dekle (2002), uzmanlaşmanın başta finansal hizmetler olmak üzere toptan ve perakende endüstrilerdeki verimlilik üzerinde pozitif etkili olduğu sonucuna ulaşmıştır. Bunun yanı sıra çalışmadan elde edilen bulgular, rekabetin hizmet endüstrileri ile toptan ve perakende endüstrilerdeki büyümeye katkı sağladığını gösterirken, ortaya çıkan bu sonucun Porter dışsallıklarını desteklediği söylenebilir. Ayrıca analiz sonuçları, yoğunlaşmanın imalat endüstrileri üzerindeki et kisinin görece zayıf olduğuna işaret etmektedir.   Endüstriyel yoğunlaşma ve yerelleşme ekonomileriyle ilgili olarak Türkiye kapsamında gerçekleştirilen az sayıda çalışmanın olduğu görülmektedir. Bu çerçevede, Eser ve Köse (2005) Türkiye imalat sanayinin il düzeyindeki yığılma, kümelenme ve yerelleşme eğilimlerini incelemişlerdir. 2000 yılı için 44 il ve 12 alt sektörü içerisine alan kesit veri analizi sonucu elde edilen bulgular, sanayinin mekânsal dağılımının dengesiz olduğunu ve imalat sanayindeki endüstriyel faaliyetlerin büyük kentlerde kümelendiğini göstermektedir. Analiz sonuçları ayrıca, sermaye yoğun ve ileri teknolojiye dayalı sanayilerin az sayıdaki ilde kümelendiğine işaret ederken, emek yoğun ve düşük teknolojili sanayilerde uzmanlaşan illerde yerelleşme eğilimlerinin varlığının yanı sıra endüstriyel çeşitlenmenin zayıf olduğunu ortaya koymaktadır. Başka bir çalışmada Kıymalıoğlu ve Ayoğlu (2006), 1985 - 2000 yılları arası dönemde imalat sanayi alt sektörlerine ilişkin yığılma faktörlerini incelemişl erdir. Temel olarak istihdam  büyümesindeki artış ekseninde gerçekleştirilen analiz bulguları, imalat sanayi alt sektörlerinde çeşitliliğin yığılmayı desteklemediğini gösterirken, uzmanlaşmanın ileri teknoloji kullanan sektörlerden çok piyasaya dönük, emek yoğun üretim yapan sektörlerde belirleyici olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca elde edilen sonuçlarda, yerelleşme ekonomileri ve MAR dışsallıklarının bazı sektörler özelinde belirleyici olduğu görülürken, Jacobs ve Porter dışsallıklarının sektör bazında anlamlı bir etkisine rastlanmamıştır. Bu kapsamda çalışmada, imalat sanayi alt sektörlerine ilişkin ekonomik faaliyetlerin yığılmasına yol açan temel faktörün endüstriyel uzmanlaşma olduğu sonucuna varılmaktadır. Endüstriyel yoğunlaşma ve yığılmayı farklı bir     boyutta ele alan başka bir çalışmada ise Karaalp ve Erdal (2012), sanayileşmenin  bölgesel yığılmasının gelir yakınsaması üzerindeki etkisini incelemişlerdir. 1993 –    2001 yılları arası dönemi kapsayan panel veri seti üzerinde Herfindahl Endeksi, Gini Katsayısı ve Lokasyon Oranı yöntemleriyle hesaplanan yığılma katsayılarının kullanıldığı analize ilişkin bulgular, yığılmanın iller arasındaki gelir yakınsamasını yavaşlattığını göstermektedir. Bunun yanı sıra, 7 coğrafi bölge alt örnekleminden elde edilen sonuçlar ise, bölge içindeki belirli illerde ortaya çıkan yığılmanın gelir yakınsamasını olumlu etkilediğine işaret etmektedir. Diğer yandan, endüstriyel yığılma sonucu ortaya çıkan dışsallıkların istihdamdaki büyüme üzerindeki etkilerinin incelendiği diğer bir çalışmada Döner (2016), Türkiye’de 2001 - 2007 yılları arası dönemde 81 il düzeyinde faaliyet gösteren 43 sektöre ilişkin bir analiz gerçekleştirmiştir. Söz konusu analizin sonuçları, MAR dışsallıklarının 23 sektörde istihdam artışını olumsuz etkilediğini   ortaya koyarken, Jacobs dışsallıklarının 4 sektörde anlamlı ve pozitif etkiye sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca analizde, Porter dışsallıklarının toplam 16 sektörde istihdam artışını pozitif yönde etkilediği bulgusuna ulaşılmaktadır. 3.Veri Seti ve Yönt em Yoğunlaşma genel olarak, ulusal sınırlar içindeki bir bölgenin üretimin belirli bir alanında gerçekleşen ekonomik faaliyetlerde sahip olduğu payın büyüklüğünü ifade etmektedir. Bu tanım
Related Documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x