Self-Help

30 pages
139 views

Hindistan'daki İsmaili Hocalarda Hint Kültürü Etkisi ve Bunun Ginān Külliyatındaki Yansımaları (The Impact of Indian Culture on Ismaili Khojas in India and Its Reflections in the Ginān Literature) - Ankara Üniversitesi İlahiy

Please download to get full document.

View again

of 30
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Share
Description
The Shīʿa population in India is estimated at around forty million; most of them are followers of the Ithnā ʿAsharī and Ismāʿīlī schools. Even though the vast majority of the Shīʿīs in India belong to Ithnā ʿAshariyya, Ismāʿīlites stands out with its
Transcript
   Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 58:2 (2017), ss . 1-29 DOI: 10.1501/Ilhfak_0000001470  Hindistan’daki İsmā ʿ  īlī    Ḫōcalarda Hint Kültürü Etkisi ve Bunun Ginān Külliyatındaki Yansımaları   CEMİL KUTLUTÜRK    Ankara Üniv. İlahiyat Fakültesi  cemilkutluturk@gmail.com http://orcid.org/0000-0003-1946-8685  Öz   Hindistan’da   yaşayan yaklaşık kırk milyon Şī  ʿ  ī    nüfusun    büyük çoğunluğunu İs ̠nā ʿ aşeriyye ve İsmā ʿ  īli yye oluşturmaktadır  . İs ̠nā ʿ aşeriyye’ye  mensup olanların sayısı  daha fazla olmakla  birlikte İsmā ʿ  īlī  ler de kendilerine özgü kurumsal yapı ve inançlarıyla dikkat çekmektedir.   Hindistan’da İsmā ʿ  īlī düşünceyi temsil eden ana damar Nizārī  ler olup bunlar bölgede daha çok Ḫō calar olarak bilinmektedi r. Tarihî   veriler ve gözlemler  , İsmā ʿ  īlī Ḫōcaların  Hint alt kıtasında   dinî ve siyasî   açıdan belli bir etkinlik kazandıklarını da ortaya koymaktadır.  Makalede İsmā ʿ  īlī    Ḫōcaların   tanınmasına katkı sunmak    amacıyla söz konusu cemaatin ortaya çıkış süreci  ve  bu süreçte derlenen Ginā n metinleri ele alınmıştır  . Bu metinlerden hareketle İsmā ʿ  īlī Ḫōcaların düşünce yapısını  etkileyen Hint inanç ve kültürüne ait izler    incelenmiş ve  bunlar üzerinde bazı değerlendirmeler yapılmıştır.   Anahtar Kelimler:   Hindistan’da Şī  ʿ  ī  lik, İsmā ʿ  īlīlik, İmāmet, Mehdī  - Kurtarıcı, Hindu - Müslüman Etkileşimi . Abstract The Impact of Indian Culture on Ismā ʿ  īlī    Khojas in India and Its Reflections in the Ginān   Literature The Shī  ʿ a population in India is estimated at around forty million; most of them are followers of the Ithnā   ʿ Asharī   and Ismā ʿ  īlī   schools. Even though the vast majority of the Sh  ī  ʿ  ī  s in India  belong to   Ithn ā   ʿ Ashariyya, Ismā ʿ  īl ites stands out with its own organizational structure and  belief systems, which have been affected by Indic elements. Ismā ʿ  īl ites in India, who are mostly represented by the Niz ārī   branch, are more commonly known as Khojas. Both historical documents and observations demonstrate that Ismā ʿ  īlī   Khojas have gained religious and political significance in this region. An attempt is made in this paper to depict the impact of Hindu doctrines and culture on the Ismā ʿ  īlī   Khojas by analyzing the emergence of Khojas and Gi nā n literature, which has been composed by p  ī  rs in this process. Keywords: Sh  ī  ʿ a in India, Ism ā ʿ  īli y ya, Imā ma, Mahd   ī  -Savior, Hindu-Muslim Interaction.  2 Cemil Kutlutürk    Giriş   Hind  istan’da yaşayan iki yüz milyona yakın  M üslüman nüfusun   kırk    milyondan fazlasını Şī  ʿ  īlerin oluşturduğu ta hmin edilmektedir. Bu itibarla İran’dan sonra en fazla Şī  ʿ  ī nüfusun    bulunduğu ülke Hindistan’dır.   Hindistan’da Şī  ʿ  ī nüfusun yoğunlukta olduğu bölgelerin başında Haydarabad, Bombay, Surat, Pencab ve Laknov gelmektedir. Burada yaşayan Şī  ʿ  īler büyük ölçüde İs ̱ n ā ʿ aşeri yye ve İsmā ʿ  īliyye   mezheplerine mensuptur. Hint alt  kıtasına daha erken tarhte grdğ tahmn edlen İs ̱nā ʿ aşeriyye’nin    bölgede ki nüfusu ve etkinliği daha fazladır  . Bu mezheplerin dinî ve siyasî   gelişmelere bağlı olarak tarihî   süreç iç erisinde farklı alt kollara ayrıldıkları bilinmektedir  . Bunlardan bir kısmının   günümüze kadar kendi kimliğini ve özünü k  oru duğu ,  bir kı s mının ise Sunn  ī    düşünceye dâhil olduğu veya Hinduizm ’in tesirinde kaldığı görülmektedir  . İstatistikî   verilerin yetersiz olması ve Şī  ʿ  īlerin kapalı yapısı Hindistan’daki Şī  ʿ  ī nüfusu ve etki si hakkında net sonuçlar ortaya   koymayı güçleştirmektedir. Yapılan bazı çalışmalardan ve gözlemlerden hareketle Hindistan’daki Şī  ʿ  ī    gruplar arasında en iyi organize olan kesimin İsmā ʿ  īlī  ler olduğu ileri sürülebilir. Özellikle de Nizārī    İsmā ʿ  īlī    fırkanın Hind  istan’daki   en önemli temsilcisi olan Ḫō calar  da dinî otorite açısından   hiyerarşik  bir yapı  var  dır  . Bu yapı cemaate mensup kimselerin dinî,   içtimaî   ve kültürel hayatını tanzim etmektedir. Ḫō calar  ın  o rganize hareket etmeleri, geçmiş le  bağlarını koparmadan birbirlerine kenetlenmelerine ve bu sayede ülke içinde etkinlik kazanmalarına imkân   tanımaktadır.   Bu bağlamda   “Hindistan Müslüman Birliği”   ve Pakistan bağımsızlık mücadelesinin önderi  Mu ḥ ammed ʿ Alī Cinnāḥ’ın (ö. 1948) Ḫō ca cemaatine mensup bir ailenin ferdi olması ve   Hindistan’ın geleceğiyle ilgili 1928’de Delhi’ de düzenlenen Hindu - Müslüman konferansı na Ḫō calar  ın dinî  lideri Sul ṭā n Mu ḥammed Şāh’ın (ö. 1957)  başkanlık etmesi , söz konusu mezhebin Hint dinî ve siyasî  tarihindeki etkinliğin i gösteren somut örneklerden bir kaçıdır.   Ḫōcaların Hindistan dışındaki İsmā ʿ  īlī gruplar ve onların dinî   uygulamaları üzerinde de belli oranda etkili olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla Ḫō calar üzerine yapılacak çalışmaların günümüz İsmā ʿ  īlīliğin anlaşılmasına   katkı sunacağı ortadadır.   İsmā ʿ  īlī    Ḫō calar  ın teşekkülünden günümüze kadar uzanan tarihî   seyri, temel inanç ve dinî   uygulamaları ve günümüzdeki durumu bir makalenin  boyutunu aşacağından çalışmamızda bir takım sınırlandırmalara gidilmiştir. Bu bağlamda Hindistan’daki tarihî  arka  AÜİFD 58: 2 Hindistan’daki İsmā ʿ  īlī Ḫōcalarda Hint Kültürü Etkisi   3  planına ışık tutmak ve günümüzdeki yapısının anlaşılmasına katkı sunmak amacıyla Ḫō calar  ın ortaya çıkış süreci ve bu süreçte derlenen Ginā n metinleri ele alınmıştır. Özellikle  de söz konusu cemaatin   inanç, kültür ve sosyal yaşantıları hakkında   önemi bilgiler ihtiva eden Ginā n metinlerinde Hint kültürüne ait izler incelenmiş ve bunlar üzerinden bazı değerlendirmeler yapılmıştır. Böylece cemaatin mevcut y apısına kavuşmasında rol oynayan ana unsurlar tespit edilmeye çalışılmıştır.   1. Nizārī    İsmā ʿ  īlīliğin   Hindistan’a Girişi   İsmā ʿ  īl iyye, Ca ʿ fer e ṣ - Ṣādiḳ’ın (ö.765)   ölümünden sonra ortaya çık  an ve imā metin, na  ṣṣ  ve ta ʿ  yī  n le İsmā ʿ  īl  b. Ca ʿ fer  , oğlu Muḥ ammed b. İsmā ʿ  īl ve onun soyundan gelen imamların hakkı   olduğunu savunan  bir Şī  ʿ  ī   mezhebidir. Ca ʿ fer e ṣ - Ṣādiḳ’ın ölümünden Fāṭimī    Devleti’nin   kuruluşuna kadar geçen süreyi kapsayan erken dönem İsmā ʿ  īlīlik hakkındaki bilgiler oldukça sınırlı düzeydedir. Bu süreçte İsmā ʿ  īlī düşünce   daha çok    dā ʿ ī  ler (propagandacı lar  ) aracılığıyla Kûfe, Basra, İran, Yemen, Bahreyn, Kuzey Afrika gibi bölgelere yayılmıştır.  Dā ʿ ī  ler yaptıkları çalışmalarla, F āṭimī  ler örneğinde olduğu gibi, bazı yerlerde devlet kuracak kadar etkili olmuşlardı r. Fāṭ i mī    İsmā ʿ  īlīliği (910 - 1171) döneminde mezhep , Musta ʿ lī    ve Nizārī   olmak üzere ikiye ayrılmıştır. İsmā ʿ  īl i yye’nin on sekizinci imamı el -Mustan ṣir’i n (ö. 1094) ölümünden sonra büyük oğlu Nizār’ın yerine Musta ʿ lī b i ’llāh lakaplı Ebū’l - Ḳāsim Aḥmed’in hilafete getirilmesi, böyle bir bölünme yaşanmasına sebebiyet vermiştir. 1  Musta ʿ lī ve Nizārī    İsmā ʿ  īlī  ler, daha sonraki süreçte farklı bölgelere dağılmışlar ve ulaştıkları yerlerde kendi düşünce ve inançlarını yaşatmışlardır.   Her iki fırka da dinî, siyasî   ve kültürel açıdan güç kaybı yaşamaya başlayınca yeni bir coğrafyaya açılma ve oralardan kendileri için maddî ve manevî destek bulma arayışına 1   Erken dönem İsmā ʿ  īlīlik hakkında geniş bilgi için bkz.   el- Ḥasen b. Mūsā en-Nevba ḫtī   ve Sa ʿ d b. ʿ Abdillāh el - Ḳummī,  Kitābu Firaḳi’ş - Şī  ʿ a , tah. ʿ Abdulmun ʿ im el- Ḥifnī (Kahire: Dāru’r  - Reşād, 1992); Ebū’l -Fet ḥ  Mu ḥ ammed b. ʿ Abdulkerīm eş - Şehristānī, el-  Milel ve’n -Ni ḥ al , tah. A ḥmed Fehmī Mu ḥammed (Beyrūt: Dāru’l - Kutubi’l - ʿ İlmiyye, 19 92), c.1, ss.163-176; Eb ū’l - Ḥ asen ʿ Alī b. İsmā ʿ  īl el - Eş ʿ arī,  Ma ḳālātu’l  -  İslāmiyyīn ve İḫtilāfu’l  -Mu  ṣallīn , tah. Mu ḥ ammed Mu ḥyīddīn ʿ Abdul ḥamīd (Kahire: Mektebetu’n -Nah ḍati’l - Mıṣ riyye, 1950), c.1, ss.90-98; Kumm î -Nevba htî , Şii    Fırkalar  ,   terc.   H. Onat ve diğerleri (Ankara: Ankara Okulu Yay., 2004), s.195 vd.; Mustafa Öz, “Nizâri İsmaili Mezhebinde Ağa Hanlar Dönemi” (yayınlanmamış doktora tezi, Marmara Üniversitesi, İstanbul, 1986), s.10 vd.; Muzaffer Tan, “İsmailiyye’nin Teşekkül Süreci” (yayınlanmamış doktora tezi, Ankara Üniversitesi, Ankara, 2005), ss.23- 114; Ali Avcu, “Fatimî - Karmatî İlişkisine Dair Bazı Mülahazalar,” Cumhuriyet Üniversitesi  İlahiyat Fakültesi Dergisi  13:2 (2009), ss.244- 265. İsmā ʿ  īlīler tarihi süreç içinde çeşitli alt ekoll ere ayrıldıkları için  Ḳarāmiṭ  a ,  Ta ʿ līmiyye ,    Bāṭ  iniyye ,  Seb ʿ iyye   gibi farklı isimlerle anılmışlardır. Fakat kendileri, dinî ve mezhepsel düşüncelerini daha çok  Da ʿ vā ,  Da ʿ vet   veya  Ehlu’l  -  Ḥ  a ḳḳ   olarak nitelendirmişleridir. Bkz. Muzaffer Tan, “Tarihsel Süreçte İsmaililik ve Yaşadığı Farklılaşmalar,”  Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi   17:2 (2012), s.113. Makalede söz konusu mezhebi nitelemek için zaman zaman da ʿ vet    kelimesi kullanılmıştır.    4 Cemil Kutlutürk    girmişlerdir. Bu bağlamda onlar    daha da doğuya hareket edere k Müslümanların henüz tam olarak hâkim olmadığı Sind ve Hint 2    bölgesine yönelmişlerdir  . 3   İsmā ʿ  īlī  lerin Musta ʿ lī   kolunun Hint alt kıtasına   ulaşması, Fāṭimī   Devleti ’ nin zayıflamasından  sonra Yemen’e yerleşen ve buradan da Hindistan’a göç eden   d  ā ʿ ī  ler vasıtasıyla olmuştur. 4   Hindistan’a gelen ilk d  ā ʿ ī  nin kim olduğu hususunda net bilgiler olmadığı için bu konuda fikir ayrılıkları ortaya çıkmıştır  . İ lk Musta ʿ l  ī    d  ā ʿ ī  sinin Yemen’den gelerek   1067 yılında   Gucerat sınırları içindeki Khambat  bölgesine yerleşen ʿ Abdullā h veya 1137 yılında aynı bölgeye gelen Mu ḥ ammed ʿ Alī    olduğ u ileri sürülmüştür  . Tarihî  verilerin ye tersiz olması ve söz konusu dinî   geleneğin kapalı yapısı bu konuda kesin bir sonuca ulaşılmasını güçleştirse de şu  bilinmektedir ki; Yūsuf b. Suleymā n ’ın 1539 yılında   Yemen’den çıkarak Gucerat ’ a gelmesi, Musta ʿ lī    öğreti nin Hindistan’da sistemleşip gelişmesinde önemli rol oynamıştır. 5   Musta ʿ lī    düşünce , ilk önce   Gucerat bölgesinde yayılma imkânı  bulmuştur. B urada yaşayan ve ticaretle geçindikleri için yerel dilde vehru/vohorvu  olarak bilinen bir grup, d  ā ʿ ī  lerin faaliyetleri sonucu Musta ʿ lī    İsmā ʿ  īlīliği benimsemiştir. Bu zümre zaman içerisinde vehru  kelimesinden türeyecek şekilde “ticaretle meşgul olanlar” anlamında “Bohrā”  ismiyle meşhur olmuştur. Bu y üzden Hindistan’da Musta ʿ lī    İsmā ʿ  īlīliği kabul edenler genelde “Bohrā lar  ”  olarak biline gelmiştir  . 6  Fakat Bohrā  terimi Gucerat  bölgesinde ticaretle uğraşan herkesi tanımlamak üzere kullanılmış şemsiye bir kavram   olduğundan Bohrā  olarak adlandırılan  herkesin Musta ʿ l  ī    öğretiye mensup olmadığı  belirtil melidir. Nitekim Hindistan’da Bohrā   unvanı taşıdığı halde (Sunnī    Bohrālar gibi) diğer İslamî  mezheplere veya Hinduizm’e mensup kişilerin varlığı da bilinmektedir.   Bohrālar,  din î  liderleri Dāvūd  b. ʿ Aceb Şāh’ın ölümü  (1591) üzerine  16. yüzyılın sonuna doğru ikiye ayrılmıştır. Yemen’de bulunan Bohrālar  , 2   İsmā ʿ  īlī geleneğe göre dünya, cezīre   denilen onu aşkın bağımsız bölgeden oluşur. Bunlardan ikisi, makalenin üzerinde durduğu, Sind (Pakistan) ve Hind (Hindistan)’ d  ir. Bkz. Ebū Ya ʿ ḳūb  es- Sicistānī,  İs̱bātu’n -  Nubuvvāt  , tah . ʿ Ārif Tāmir   (Beyrut: byy., 1966), s.172. 3   Şemsuddīn ʿ Abdullāh b. Muḥ ammed el-Ma ḳdisī,  A ḥsenu’t  -Te ḳāsīm fī Ma ʿ rifeti’l  -E  ḳālīm , ed. M. J. De Goeje (Leiden: Brill, 1906), ss.481- 482; Ansar Zahid Khan, “Isma‘ ilism in Multan and Sind, ”  Journal of the Pakistan Historical Society  23:1 (1975), s.49. 4  Musta ʿ lī İsmā ʿ  īlīlerin sonradan Ṭ ayyibiyye ve Ḥāfiẓiyye şeklinde iki kola ayrıldıkları tarihi kaynaklardan anlaşılmaktadır. Burada söz konusu edilen Musta ʿ lī İsmā ʿ  īlīlerin Ṭayyibī koludur. Bkz. Tan, “Tarihsel Süreçte İsmaililik ve Yaşadığı Farklılaşmalar  , ” s.125 . 5  Murray T. Titus,  Indian Islam  (New Delhi: Oriental Reprint, 1979), s.98. 6  Mu ḥ ammed Necmu ’ l- ġanī,  Meẕāhbu’l  -  İslām   (Lakhnov: Nevu’l - Kişore Maṭ  ba ʿ , 1924), s.311.  AÜİFD 58: 2 Hindistan’daki İsmā ʿ  īlī Ḫōcalarda Hint Kültürü Etkisi   5 Suleymān b. el- Ḥ asen el- Hindī’yi dinî   liderleri olarak tanıdıkları için   “Suleymānī Bohrālar” 7 , Hindistan’ da bulunan Bohrālar   ise din î   önderleri olarak Dāvū d b. Ḳutb Şāh’ı kabul ettikleri için “Dāvūdī Bohrālar”   şeklinde anılmıştır. Bunlar özellikle Gucerat eyaletinin önemli şehirlerinden Ahmedabad ve Surat bölgesinde yoğunluk kazanmıştır. 8   Dāvūdī Bohrālar, Hindistan’da teşkilat yapısı kuvvetli topluluklardan  biri olmuştur.   Yaptıkları   çalışmalarla cemaat mensuplarının dinî ve içtimaî   hayatını tanzim eden düzenlemeler getirmişlerdir.  Cemaati yönetmek üzere din adam ı   yetiştirmeye büyük önem vermişler ve bunun için 1809 yılında Surat’ta   önemli bir okul açmışlardır. Ger  ek cemaat hakkında bilgi verecek yayınların   oldukça sınırlı olması  gerekse mensuplar  ın dinî  inan ç  ve uygulamalarını gizleyip ta ḳ  iyye  yoluna  başvurmaları , Bohrāların dinî   inançları hakkında sağlıklı bilgilere ulaşılmasını güçleştirmişt ir. 9   İsmā ʿ  īlī  lerin  Nizārī   koluna gelince, bunlar Fāṭimī    halifeliği ve Musta ʿ liyye ile yollarını ayırdıktan sonra el- Ḥ asen e ṣ - Ṣabbāḥ’ın da de steğiyle İran’da kuvvet bulmuşlardır  . Alamū t Da ʿ veti döneminde   fizikî ve coğrafî   şartların da etkisiyle belli bir süre siyasi güce ulaşmışlardır  . Fakat İran’daki   etkileri çok uzun sürmemiş, 13.   yüzyılda gerçekleşen Moğol  baskınları sonucu dağılmışlardır. Özellikle Moğol hükümdarı   Hulāgū   Ḫān’ın saldırılarından sonra  Deylem ve K  ū hist ān gibi bölgelerde parça parça yaşamak durumunda kalmışlardır. 10   Yaşadıkları bu sıkıntılı sürecin ardından korunmak amacıyla   ta ḳ  iyye  yoluna gitmişler ve tasavvufî   oluşumlar içinde kendilerini gizlemişlerdir  . Bu yüzden 12. ve 14. yüzyıllar arasında  Nizārī  lerin tarihi ile ilgili bilgiler oldukça sınırlı düzeyde kalmıştır.  Nizārī    geleneğine göre da ʿ vet  in Hindistan’a   ulaşması, ilk d  ā ʿ ī  lerden olan Seyyid Nūr  u ddīn vasıtası ile gerçekleşmiştir. Seyyid Nūr  u ddī  n, daha sonradan Hintçe “hakiki mürşit” anlamına gelen Satgur  11  (  सद्गु  ) ismiyle anılmış ve  Niz ārī  le r arasında Satgur     Nūr olarak meşhur olmuştur. Konuyla ilgili kaynaklarda Satgur  Nūr’un Hindistan’a   ne zaman geldiği hususunda farklı bilgiler yer alsa da geleneğe göre o, 12. yüzyılın   sonlarına doğru 7   Suleymānī Bohrālar  büyük ölçüde   Yemen’de kalmış olmakla  birlikte bu ekole mensup az bir kesimin, Gucerat eyaletinin Baroda bölgesinde varlığını devam ettirdiği bilinmektedir.   8  Necmu ’ l- ġanī,  Meẕāhbu’l  -  İslām , s.312. 9   Titus,  Indian Islam ,   s.99.   10  Farhad Daftary,    Muhalif İslamın 1400 Yılı: İsmaililer   , Tarih ve Kuram , terc. Ercüment Özkaya (Ankara: Rastlantı Yay., 2001), s.380 vd.; Titus,  Indian Islam , s.101. 11   Ramçandra Pathak,  Bhargav Adarş Hindi Şabdkoş  (Varanasi: Bhargav Book Depot, tsz.), s.826.  
Related Documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x